ZALİM CALUT’UN İSRAİLOĞULLARI’NI FİLİSTİN’DEN SÜRMESİ

İsrailoğulları’nın başına zalim mi zalim bir hükümdar musallat olmuştu. Bu kavim, bu zalimle nasıl başedebilecekti?

Calut, çok zalim biriydi. Allah (cc)’ı tanımayan, insanlara zulmeden, yakıp yıkan, kötü bir kişiydi. Kendini herkesten, her şeyden üstün görürdü. Tıpkı şeytan gibi…

Akıl bende, fikir bende, mal bende, mülk bende, şan bende, şöhret bende, zenginlik bende, ordular bende, her şey bende, diyordu. Devamlı övünüyordu. Gururundan geçilmiyordu. Allah (cc) bu zalimi o zamanki Filistin ülkesinde yaşayan İsrailoğulları’nın başına bela etmişti. İsrailoğulları, Musa Peygamber’e verdikleri sözlerinden dönmüşlerdi. Aradan geçen onlarca yıl sonra yine sapıtmışlar, Allah (cc)’tan uzaklaşmışlardı. Yine puta tapmaya başlamışlardı. Oysa ataları Hazreti Musa’ya söz vermişlerdi. Hem kendileri, hem çocukları Allah (cc)’a itaat edeceklerdi. Sözlerini tutmamışlardı. Dinsizin hakkından imansız gelir, derler ya. Tamda böyle oluvermişti.

Allah (cc)’ı unutan bu topluluğa zalim Calut savaş açtı. Calut, Filistin’i de kendi ülkesinin topraklarına katmak istiyordu. Böylece krallığına yeni bir güç daha katacaktı.

Savaş başladı ve İsraoğulları yenildi. Calut zafer kazanmışlığın verdiği mutluluğu doyasıya yaşıyordu.

Pek çoğu Calut zalimine esir düşmüş, işkence görmüşlerdi. Ülkelerinden sürülmüşlerdi. Filisten’den çıkıp uzaklaşmışlardı. Kendilerine yeni bir yurt arıyorlardı. Yıllarca bu ızdırapları yaşadılar. İçlerinde bilge olanlar :

– Gelin, tövbe edelim. Allah (cc)’a yalvaralım, diye onları uyardı. Artık pişmanlık gözyaşları döküyorlardı. Günlerini tövbe ile geçiriyorlardı. Tevrat’ın emirlerine uymaya başlamışlardı. Allah (cc) ‘a samimiyetle ellerini açıp:

– Allah’ım, ne olur bizi affet! Biz kendimize zulmettik. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. Başımıza içimizden güçlü bir yönetici ver. Bizi başsız bırakma.

Ona itaat edelim. Ve topraklarımızı geri alalım. Ülkemize geri dönelim. Zalim Calut’tan öcümüzü alalım. Böylece Sana daha samimi kulluk ederiz Allah’ım, diye dua ediyorlardı.

ALLAH-U TEALA DUALARINI KABUL EDER VE ONLARA TALUT’U VERİR

Allah (cc) çok merhametliydi. O esirgeyen ve bağışlayandı. Rahman ve Rahim’di. Kullarının dualarını kabul etti. Onlara Talut adında çok akıllı bir hükümdar nasip etti.

Talut uzun boyluydu. Çok kuvvetliydi. Heybetinden herkes Talut’a saygı duyardı. Allah (cc)’a kullukta topluma örnek olurdu. Devamlı secde eder, dua ederdi. Günlerini çok defa oruçlu geçirirdi.

Talut, İsrailoğullarına, Allah (cc)’ın bir lütfuydu. Onları kısa zamanda birer asker olarak yetiştirdi. Düzenli bir ordu hazırladı. Orduya savaşmayı öğretti. İbadetlerini aksatmamayı öğütledi.

Artık Calut ile savaşma zamanı gelmişti. Talut, İsrailoğulları’na şöyle hitap etti:

-Savaşta yapmanız gerekenleri biliyorsunuz. Allah (cc) yardımcımızdır. Gün, zalim Calut’u yenme günüdür.

İsrailoğulları bu duruma çok sevinmişlerdi. Talut’un konuşmasını alkışladılar. İçlerinde büyük bir huzur vardı. Calut’tan öçlerini alacaklar ve yeniden Filistin’e döneceklerdi.

Please follow and like us: