Hazreti Peygamber ve Ebu Bekir (ra), birbirlerine yol arkadaşı olmuşlardı. Birlikte yurtlarından göç ediyorlardı. Hicrete çıkmışlardı. Ancak müşrikler bunu duymuş ve peşlerine düşmüşlerdi. Onlar da yolda bir mağaraya sığınmışlardı. Ebu Bekir (ra), önden girip mağarayı temizlemişti. Daha sonra Hazreti Peygamberi içeri davet etmişti. Gece olmuştu. Hazreti Peygamber dinleniyordu. Ebu Bekir (ra) ise, elbisesinden kestiği parçalarla delikleri tıkamıştı. Çünkü buralardan yılanlar, akrepler veya benzeri yaratıklar çıkıp zarar verebilirdi. Yalnız bir deliği tıkayamamıştı. Orayı da ayağının topuğuyla tıkamıştı. Bir yılan, Ebu Bekir (ra)’in ayağını ısırıyordu. Yüzü değişmişti. Hazreti Peygamber, Ebu Bekir (ra)’in yüzünün değiştiğini görünce bunun sebebini sordu. Ebu Bekir (ra) de hadiseyi anlattı. Hazreti Peygamber, Ebu Bekir (ra)’e hitaben; yılanla beni yalnız bırak, dedi.

Ebu Bekir (ra), ayağını delikten çekince, delikten zehirli büyük bir yılan dışarı çıktı. Yılanda bir teessür ve mahzuniyet eseri vardı. Hazreti Peygamber:

– Ey yılan! Hiç utanmıyor musun ki, yol ve mağara arkadaşımı, sırdaşımı sokup ona eziyet veriyorsun. Bunu yapmakla Allah (cc)’tan korkmadın mı? Benden de utanmadın mı ki zehirinle, Ebu Bekir (ra)’e eza ve cefa verdin. Bunun üzerine yılan, Hazreti Peygambere şöyle dedi:

 

SADECE İNSANLAR DEĞİL TÜM HAYVANLAR DA SANA AŞIK

– Ey Allah (cc)’ın sevgilisi, ey ins ve cine gönderilen peygamber! Sana aşık olan yalnız insanlar değildir. Bütün hayvanlar, yılan ve çiyan senin emsalsiz cemaline aşıktırlar. Hatta ben büyüklerimizden nice gözü yaşlı yılanlar gördüm ki, sizin güzel sıfatlarınızdan bahsederler ve cemalinizi görmek isterlerdi. Ben o zamandan beri size gibi aşık olmuştum. Bu mağarada binbir meşakkate katlanarak sizi bekliyordum. Çünkü sizin burayı şereflendireceğinizi öğrenmiştim. İsteğime kavuşacak ve sizi görecektim ki, Ebu Bekir (ra) buna mani oldu. Aramıza perde çekti. Bunun içindir ki, bu kulda haya ve korku diye bir şey kalmadı ve bu küstahlığın benden sadır olmasına mecbur oldum, diyerek özür diledi.

Hazreti Peygamber, yılanın bu açıkladığı hususlardan dolayı beyan ettiği özrü kabul etti. Ebu Bekir (ra)’in yarasını da mübarek tükürüğü ile tedavi etti.

Please follow and like us: