YERYÜZÜNDEN UÇARAK CENNETE GİRECEK OLAN İKİ KANATLI CAFER-İ TAYYAR

Bir gün Hazreti Peygamber, Ali (ra) ile beraber namaz kılarlarken, Ebu Talib at ile oraya uğrar. Bunu gören Ebu Talib arkasında bulunan Cafer-i Tayyar’a:

– Ey iki gözümün nuru! Attan in, sen de git Muhammed (sav)’in sol yanında dur, onunla birlikte namaz kıl ki, devlet ve saadet sahibi olasın, der. Cafer-i Tayyar attan indi ve gidip Hazreti Peygamberin sol yanında durdu. Cafer-i Tayyar’ın gelip sol tarafında durarak namaz kıldığını gören Hazreti Peygamberin gönlü hoş oldu ve çok sevindi. Namazı kıldıktan sonra Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

– Ey Cafer! Sana müjdeler olsun ki, Cenab-ı Hak sana iki kanat verecektir. Yeryüzünden uçarak cennete gireceksin. Yerin cennet olacak, arkadaşların da huriler.

Bazı rivayette ise, Hazreti Ali’nin fil yılından otuz yıl sonra Kabe’de Receb ayının onüçüncü cuma günü dünyaya geldikleri zikredilir.

İmamü’l Harameyn’den rivayet edilmiştir. Der ki: Hazreti Ali’ye verilen bu saadet kendisinden önce geçenlerden hiçbir kimseye verilmemiştir. Harem-i Şerif’te doğmak gibi büyük saadete ancak o nail olmuştur.

Hazreti Peygamber aleyhisselam, Hazreti Ali’ye çok önem verirdi. Onun büyüyüp olgunlaşmasına, her türlü meşakkatlerden kurtulmasına yardımcı olurdu. Adeta onun üzerinde bir koruyucu vasfını takınıyordu. Bu kadar önem ve ihtimamı Hazreti Peygamber hiçbir kimseye göstermemiştir.

 

KITLIK KALKANA KADAR AMCAM EBU TALİB’İN BİRER OĞLUNU HİMAYE EDELİM

Hazreti Ali, beş yaşına girince, Mekke’de yağmur yağmaması sebebi ile kıtlık baş gösterdi. Etrafta kıtlık olunca, halk açlıktan ıstırap çekiyordu. Ebu Talib’in çocukları fazla olduğu için yiyecekleri kalmamıştı. Bir gün Hazreti Peygamber aleyhisselam amcası Abbas (ra)’a:

– Ey amcam! Sen servet sahibisin. Amcam Ebu Talib hem fakir, hem de çoluk çocuğu çoktur. Kıtlık ortadan kalkıncaya kadar onun birer oğlunu himayemiz altına almamız münasiptir, diye amcasından yardım istedi. Durum Ebu Talib’e iletildi. Ebu Talib:

– Ukayl’i bana bırakınız. Geri kalan evladımı siz ne yaparsanız yapın, dedi. Abbas (ra), Cafer-i Tayyar’ı aldı. Resul-u Ekrem de Hazreti Ali’yi aldı. O andan itibaren Hazreti Ali, Peygamberimizin himayesi altında bulunuyordu. Bu hal ta ki Cebrail aleyhisselam, Hazreti Peygambere, peygamberlik görevini getirene kadar devam etti. Bazı rivayetlere göre, Hazreti Ebu Bekir’den sonra Hazreti Ali iman etti. Bazılarında ise, Hazreti Ali daha önce iman etti. Cenab-ı Hak cümlesinden razı olsun.

Please follow and like us: