KÖLENİN KOCA ÖMER’E VERDİĞİ DERS

Hazreti Ömer bir gün yatmak için mescidde mübarek başını yere koydu, hemen bir siyahi köle gelip:

– Ey Müminlerin Emiri, kalk! Kıyamet günü alemlerin Rabbi benim hakkımı senden almadan önce, bana insaf et, benim hakkımı ver, dedi.

Hazreti Ömer hemen kalkıp köleye:

– Ne istiyorsun? İhtiyacın nedir, buyurdu. Köle:

– Elbiselerimi yıkamanı istiyorum. Zira ben bir fakir kişiyim. Fakirlere yardım etmen senin asli vazifelerindendir, dedi.

Hazreti Ömer:

– Peki, elbiselerini çıkar, temizleyeyim, buyurdu.

Köle elbiselerini çıkardı ve Hazreti Ömer’e:

– Ey Müminlerin Emiri! Ben çıplak durmaya sabredemem. Elbiselerini çıkar bana ver de onları giyeyim, dedi.

 

EĞER SANA MERHAMET ETMESEYDİM SANA HAKKIMI HELAL ETMEZDİM

Hazreti Ömer kendi elbiselerini çıkarıp köleye verdi. Kendisi beline bir peştemal sarıp, çamaşırlarını yıkadı. Köleden özür dileyip hakkını helal etmesini istedi. Bunun üzerine köle şöyle dedi:

– Ey Müminlerin Emiri! Eğer sana merhamet etmeseydim, sana hakkımı helal etmezdim. Sen iyi biliyorsun ki, kıyamet günü, şarktan garba kadar bütün müslümanların, çıplaklarından, açlarından, yoksullarından sana sorarlar. O zaman sen ne cevap vereceksin?

Kölenin sözlerini dinleyen Hazreti Ömer, ağladı. Köleden özrü dileyip, gönlünü hoş etmek için kendi elbiselerini ona bağışladı. Ağlayarak geri dönüp evine gitti.

Koskoca Halife Hazreti Ömer, kölenin laflarını dinlemiş, “sen de kimsin, bu ne hadsizlik” dememiş. Her dediğini yapmış. Hatta köleye elbiselerini vermiş ve köleden helallik istemişti. İşte adil olmak böyle bir şey. Adaletli hükmetmek. Allah (cc)’tan korkmak ve Allah (cc)’ın rızasını kazanmaya çalışmak böyle bir şey. Halife Hazreti Ömer, koskoca halife, heybetli ve celalli Hazreti Ömer, köleye boyun bükmüş, ağlamış ve dönüp evine gitmişti. Biz olsak böyle yapabilir miydik acaba?

Please follow and like us: