İSRAİLOĞULLARI’NIN IRMAK SUYUYLA İMTİHANI

Talut, ordusuyla Calut’un askerlerinin olduğu yere doğru ilerliyordu.

Karşılarına bir ırmak çıktı. Talut bilge bir insandı. Rüyasında bu ırmağın suyundan

ordusunun içmemesi bildirilmişti. Allah bir imtihan olarak bu ırmağın suyunu içmeyi yasaklamıştı.

Talut, bunun bir samimiyet denemesi olduğunu ısrarla ordusuna anlattı. Askerlerine dönüp şöyle seslendi:

– Ey İsrailoğulları! Kıymetli askerlerim! Şu uzakta coşkuyla akan nehrin suyunu içmeyi Allah (cc) bize yasaklamıştır. Sakın ola şeytana uyup da Allah (cc)’ın emrinden çıkmayın. Ne kadar susamış olursanız olun, yine de bu ırmağın suyunu içmeyin. Yalnızca tadına bakmak serbesttir. İşte bu size Allah (cc)’ın bir imtihanıdır. İmtihanı kazanmak için ırmağın suyunu kana kana içmeyin, yalnızca tadına bakın. Size güveniyorum. Beni dinleyin. Ve Allah (cc)’ın emrine itaat edin. Allah (cc)’ın emrini tutmazsanız kuvvetinizi kaybedersiniz. Ve korkaklardan olursunuz.

IRMAK SUYUNA DAYANAMAZ VE KANA KANA İÇERLER

İsrailoğulları hep birlikte Talut’a söz verdiler. İlerliyorlardı. Ama çok sıcaktı. Şeytan onları kandırmak için uğraşıyordu. Kalplerine yanlış düşünceleri yerleştiriyordu. Şeytan şöyle diyordu:

– Aman canım senin ne kadar içtiğini kim bilecek? Sen kana kana iç. Bak susuzluk beynine vurdu. Hem ne güzel, vücudunun su ihtiyacını giderirsin. Başkaları birkaç yudum alır zaten. Sen iç, bir şey olmaz.

İşte pek çok asker hep böyle inanmaya başlayıvermişti. Şeytan oyununu oynamış, yine insanoğlunu aldatmayı, kandırmayı başarmıştı.

Oysa her şey bir imtihandan ibaretti. Allah (cc) bağlılıklarını deniyordu. Samimiyetlerini ölçüyordu.

Talut’un ordusu tam ırmağın yanına gelmişti. Ordunun büyük bir kısmı susuzluklarını gidermek için bir yudumla başladılar. Sonra bir yudum daha, bir yudum daha derken kana kana o ırmağın suyunu içiverdiler.

İçtiler ama Allah (cc)’ın emrini de çiğnediler. Şeytanın tuzağına düştüler. İmtihanı kaybettiler.

Talut ve yanındaki sadık askerleri bir yudum alıp suyun kenarından uzaklaştılar.

Birden o söz dinlemez askerler bir sancıya tutuldular. Oracıkta kuvvetlerini kaybetmiş gibi kalakaldılar.

Garip bir duygu tüm benliklerini kaplayıvermişti. Sanki buraya kadar niye geldiklerini unutuvermişlerdi. Talut’un çevresindeki arkadaşlarına seslendiler. Onlara:

– Siz de içsenize bu sudan. Bizi böyle bırakıp nereye gidiyorsunuz. Bırakın savaşmayı. Hayatın tadını çıkartsanıza. Calut sizi ezecektir. Geri dönün, diyorlardı.

Talut ve etrafındaki askerler şaşırmışlardır. Şeytana uyup Allah (cc)’ı unutan arkadaşlarına acıdılar.

– Biz Allah (cc) yolunda zalim Calut’la savaşacağız. Tek başımıza da kalsak bu güzel yoldan dönmeyeceğiz. Allah (cc) sizi ıslah etsin, dediler.

Please follow and like us: