Züleyha, Yusuf (as)’un güzelliğine kapılmış, onu elde etme arzusu içindeydi. Ama ona olan sevgisi ve sabrı, nihayet onu peygamber eşi olma şerefine nail etmişti.

Kardeşleri tarafından kuyuya atılan Hazreti Yusuf, kuyudan kurtulmuş ama onu kurtaranlar kendisini köle yapmışlardı. Aylar sonra Mısır’a varmışlardı. Artık Yusuf (as), köle pazarındaydı.

Temiz giyimli bir adam kendisine yaklaştı. Hayran kalmıştı Yusuf (as)’a…

– Bu kölenin fiyatı nedir, dedi. Söylediler.

O zaman anlaştık, deyip Yusuf (as)’u satın aldı.

ZELİHA’YA GELEN HEDİYE KÖLE

Bu, Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfır idi. Kıtfır, sarayına gelince karısı Zeliha’ya şöyle seslendi:

– Zeliha, sana bir hediyem var. sana bir köle satın aldım, dedi.

Zeliha, çok güzel bir kadındı. Yusuf (as)’a uzun uzun baktı. Çok etkilenmişti. Onu sevmişti. Yusuf (as), kuyuda değildi ama imtihanı devam ediyordu…

Yıllar geçmişti. Zeliha çok zamandır Yusuf (as)’la yalnız kalmak istiyordu. Ona ilk andan itibaren duyduğu sevgi, zamanla aşka dönüşmüştü. Zeliha, Yusuf (as)’a iyice yaklaştı. Ona kendisini çok sevdiğini söyledi. Yusuf (as), çok şaşırmıştı. Hemen Allah (cc)’a sığındı. Uzaklaşmak istedi. Zeliha:

Dur Yusuf! Ben seni çok seviyorum. Ne olur benimle evlen, dedi. Zeliha zaten evliydi. Şeytana uymuş, kötü bir yola girmişti. Yusuf (as) yine:

– Allah (cc)’a sığınırım, dedi. Hemen sırtını döndü. Süratle odadan çıkmak için yürüdü. Zeliha arkasından koştı. Gömleğinden yapıştı. Gömlek arkadan yırtılıverdi. O sırada o kadar çok gürültü çıkmıştı ki, saraydakiler yanlarına toplanıverdiler. Zeliha hemen tavrını değiştirdi:

– Ne duruyorsunuz? Bana saldıran bu adamı hemen zindana atsanıza, dedi.

– Ben masumum, demişti Yusuf (as). Ancak, her şey oluvermişti.

Tüm şehir bu olayı konuşuyordu. Herkes Zeliha’nın kölesine olan aşkını anlatıyordu. Zeliha onurunun zedelendiğini düşündü. Hemen eşinin arkadaşlarının hanımlarını saraya davet etti. Önlerine elma ve bıçak koydurdu. Tam kadınlar elmaları soymaya başlamışlardı ki, içeri Yusuf (as)’u çağırdı. Yusuf (as)’u gören bütün kadınlar, elma yerine ellerini kestiler. Ve hepsi Zeliha’ya hak verdiler. Çünkü, Yusuf (as) çok güzeldi. Bu ne güzellikti! Daha önce hiç böyle bir güzellik görmemişlerdi.

Kıtfır durumun iyice zora girdiğini, yapacak bir şey olmadığını düşündü. Yusuf (as)’un zindana atılmasını emretti. Oysa Yusuf (as)’un suçsuz olduğunu biliyordu. Çünkü Yusuf (as)’u tanıyordu. Onun ne denli temiz bir insan olduğunu biliyordu. Ve gömleğinin de önden değil arkadan yırtıldığını görmüştü. Ama dedikoduları bastırması gerekiyordu. Bu yüzden Yusuf (as) zindandaydı. Allah (cc), tam da bu dönemde, Yusuf (as)’a peygamberlik görevi vermişti.

Yusuf (as), zindanda peygamberlik görevine başlamış, insanlara tebliğ ediyordu. Artık zindan insanlara bir eğitim yuvası olmuştu. Allah (cc), Hazreti Yusuf’a rüyaları tabir etme mucizesi vermişti. Zindanda iki adam rüya görmüş ve tabirini Yusuf (as) yapmıştı. Birinin öleceğini, diğerinin kurtulacağını yorumlamıştı. Hakikaten de bir öldürüldü, diğeri ise; kurtuldu. Çünkü öldürülen kişi kralı zehirlemeye çalışmıştı, diğeri ise iftiraya uğramıştı. Hapisten çıkan bu kişi sarayda çalışıyordu. Yusuf (as), o adam çıkarken, ona rüya tabiri yaptığını ve krala bunu söylemesini istedi. Ancak adam zindandan kurtulunca bunu unutmuştu. Yusuf (as), zindanda yedi yıl kadar kalmıştı.

SABRIN SONU AŞKINA KAVUŞTURDU

Bir gün kral, bir rüya görmüştü. Tüm bilgeleri topladı. Rüyasını anlattı. Ama kimse yorumlayamadı. Zindandan kurtulan o adam, tam da o esnada oradaydı ve krala bu rüyayı tabir ettirebileceğini söyledi. Kral hemen o kişinin getirilmesini emretti. O kişi; Yusuf (as)’du. Yusuf (as), kralın önündeydi. Rüyasını dinledi. Yusuf (as) rüyayı şöyle yorumladı:

– Gelecek yedi yılda büyük bir bolluk yaşanacak. Ondan sonraki yedi yılda ise büyük bir kıtlık olacak, dedi.

Bu yorum, rüyasıyla çok uyuşuyordu. Bu yorumu beğendi ve bu yoruma göre tedbirini aldı. Yusuf (as), ona hak dini de anlattı. Onu imana davet etti. Kral gönlünden gele gele müslüman oldu. İman etti.

Hazreti Yusuf’u hastalanıp ölen Kıtfır’ın yerine maliye bakanı yaptı. Dul kalan Zeliha’yla da evlendirdi. Yusuf (as)’un yalnızlığı, eşinin ölümünden sonra yaşlanıp, çirkinleşmişti. Allah (cc)’ın bir mucizesi olarak Zeliha gençleşiverdi. Zaten o da hatasını anlayıp tövbe etmişti. O da imana geldi. Sonra nikahları kıyılıp düğünleri yapıldı. Yusuf (as)’a duyduğu aşk seneler sonra mutlulukla sonuçlanmış oluyordu. Zeliha Anne tüm eski hatalarına tövbe etti. Müslüman olmanın huzuru içerisinde yaşamını sürüp gitti.

Please follow and like us: