BEN ARAP ACEM VE BÜTÜN İNSANLARIN EFENDİSİYİM

Hazreti Ali (ra)’nin doğumu şu şekilde gerçekleşmişti:

Hazreti Ali, Mekke’de hicretten yirmi üç yıl önce dünyaya gelmiştir. Annesi, Haşim’in oğlu Esed’in kızı Fatıma Hatun idi.

Bazı rivayetlere göre, Hazreti Ali’nin annesi Fatıma, doğumu yaklaşınca, Beytullah’a girer. Doğum sancılarının verdiği ızdıraptan dolayı Beytullah’tan dışarı çıkamadı. Bunu için Hazreti Ali’yi Beytullah’ta dünyaya getirir ve doğum yeri de Beytullah olmuştur.

Hazreti Aişe validemiz rivayet ediyor. Diyor ki:

Bir gün, Hazreti Peygamber oturuyorlardı. Hazreti Ali gelip geçti. Bunu gören Hazreti Peygamber aleyhisselam:

Ey Aişe! Bil ki Ali (ra), Arab’ın büyüğü ve efendisidir, buyurdu. Ben kendisine:

Ya ResulAllah! Arab’ın büyüğü ve efendisi sen değil misin, diye sordum.

Hazreti Peygamber de bana:

Ben Arap, Acem bütün insanların efendisiyim. O ise Arab’ın efendisidir, buyurdular.

BİZ ONU MUHAMMED (SAV)’E VERDİK, ALİ (RA) O’NUN DİNİNDEN OLSUN!

Resul-u Ekrem, Hazreti Ali’nin amcasının oğlu olduğu için onun büyümesinde ve yetişmesinde çok büyük hizmeti olmuştur. Onu yatırır ve beşiğinden çıkarırdı. Gezdirirdi. Yemeğini yedirirdi. Her ne zaman Hazreti Peygamber yanına gelirse onu duyar ve uyanırdı. Beşiğinden kollarının bağını çözüp ellerini Hazreti Peygamberin üzerine doğru uzatırdı. O da hemen alıp Ali (ra)’yi bağrına basardı.

Başka bir rivayete göre Hazreti Ali üç yaşına girince, Hazreti Peygamber ile beraber namaz kılardı. Babası Ebu Talip onu namaz kılarken gördü ve fakat sesini çıkarmadı. Ancak annesi, Ali (ra)’yi görüyor musun, Muhammed (sav) ile Kabe’ye secde ediyor, bizim putlarımıza tapmıyor, diye hayıflanıyordu. Babası Ebu Talip ise:

Ey Fatıma! Biz onu Muhammed (sav)’e verdik. Muhammed (sav) hangi dinden ise, Ali (ra) de onun dininden olsun, dedi.

Ebu Talip, bir gün de Cafer-i Tayyar’ı Hazreti Peygamberin yanına göndermiş ve namaz kılmasını bile istemişti.

Please follow and like us: