ALLAH (CC)’IN LANETİNİ YALANCILARIN ÜSTÜNE OKUYALIM

Necran oğulları adında büyük bir kabile vardı. Hazreti Peygamber, bunlara nasihat ederdi. Ancak bunlar ıslah olmazlardı. Hazreti Peygamber nasihat ettikçe, onların inat ve tuğyanları artardı. En nihayet bunların hakkında şu ayeti kerime nazil oldu:

– Artık sana (bu) ilim geldikten sonra kim seninle onun hakkında çekişirse de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra (hepimiz bir arada olarak) dua ve niyaz edelim de Allah (cc)’ın lanetini yalancıların üstüne koyalım.” (Ali İmran Suresi – 61. Ayet.)

Bu ayeti kerimede, çocuklarımızdan murad; Hazreti Fatıma’dır. Kendilerimizden murad ise, Hazreti Peygamberin kendisi ve Hazreti Ali’dir. Çünkü Araplar kişinin amcasını nefsi (kendisi) diye isimlendirirlerdi. Bir rivayette ise, Kendimizi’nden murad bütün mü’minlerdir.

Hazreti Peygamber bu ayeti kerimeyi Necran Kabilesi’ne okudu. Onları lanetleşmeye davet etti. Onlar da kavimlerinin yanına gitmek istediklerini ve istişare etmek istediklerini söylediler.

Aralarındaki en bilge kişi bu durum karşısında şu yorumu yaptı:

– Siz eğer Muhammed (sav) ile lanetleşirseniz helak olursunuz. Hemen onun yanına gidin, kendisi ile vedalaşıp memleketinize avdet edin, dedi.

Ertesi gün Necran Kabilesi Hazreti Peygamberin huzuruna geldiler. Hazreti Peygamber, Hazreti Hüseyin’i kucağına almış, Hazreti Hasan’ın da elinden tutmuş olduğu halde Hazreti Fatıma’nın ardından gidiyordu. Bir rivayette Hazreti Ali de yanındadır. Necran kavmine:

– Ben dua edeyim, siz amin deyin, buyurdu.

Necranlılar reislerinin yanında toplandılar. Reisleri onlara şöyle dedi:

– Ey Hristiyan topluluğu! Ben gerçekten önümde öyle kimseler görüyorum ki, eğer Allah Teala’dan şu dağı yerinden kaldır, diye duada bulunsalar, Allah Teala onların duasını kabul buyurup o dağı yerinden kaldırır. Lanetleşmekten sakının. Zira eğer siz onunla lanetleşirseniz helak olursunuz. Kıyamete kadar hiçbir Hristiyan kalmaz, dedi. Bundan sonra reisleri Hazreti Peygambere dedi ki:

– Ya Ebe’l Kasım! Biz seninle lanetleşmemeye karar verdik. Sen kendi dininde sabit kal. Biz de kendi dinimizde sabit kalalım. Bunun üzerine Hazreti Peygamber:

– Siz lanetleşmekten kaçındığınıza göre, gelin müslüman olun, buyurdu. Necran Kavmi, Hazreti Peygamberin teklifini kabul etmediler. Hazreti Peygamber onlara:

– Öyle ise savaşmaya hazır olunuz, buyurdular. Onlar:

– Bizim Araplarla savaşmaya gücümüz yoktur. Fakat seninle sulha gidip, bizimle savaşmayacağına ve bizi dinimizden döndürmeyeceğine dair anlaşalım. Biz sana her sene, bin hülle Safer ayında, bin hülle de Recep ayında olmak üzere iki bin hülle verelim, dediler. Bu söz üzerine sulhu imzaladılar. Sonra Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:

– Allah (cc)’a yemin ederek diyorum ki, Necran Kavmi’nden azab geri döndü. Eğer onlar lanetleşmiş olsalardı, maymun ve domuz suretine döneceklerdi. Bulundukları yer ateş alevleri ile dolardı. Allah Teala, Necran’ı ve ahalisini kökünden sökerdi. Hatta ağaçların üzerinde buluna kuşlar helak olurdu. Kendileri de bir yıl tamam olmadan perişan olup helak olurlardı.

Please follow and like us: